Makaleler

Dersim nasıl bu hale geldi, Komünist belediye kurtarır mı?

Prof. Zeliha Hepkon ve  Prof. Şükrü Aslan’ın ortak hazırladığı Hozat kitabı, hem geçmişin Dersim’i hakkında ve hem de Dersim’in bugün içinde bulunduğu kaderi açıklayabilecek deneyim ve bilgilerle dolu. Keşke insanın zamanı olsa da yirmi sekiz yazarın her makalesini tartışmaya açsa, akıl yürütsek... Ancak bu yirmi sekiz yazardan biri var ki, garip bir hikayeyi fısıldamaktadır bu huzursuz toprakların kulağına...

Bu kişi 1943 Hozat doğumlu olan, aynı zamanda bir Hozat aşığı Av. Bilgin Kahraman. 

Dersim’deki siyasi ortamı, alttan alta kaynayan bu nefret kazanını odununu Av. Bilgin Kahraman gözyaşları ile kendisine sorular yönelten Şükrü Aslan ve Kamer Kaya’ya anlatmaktadır...

Av. Bilgin Kahraman’dan aktarayım...

Bir soru üzerine Av. Bilgin Kahraman, 

“... Hozat’ta güven ve saygı vardı, Hozat bir kaza değil büyük bir aileydi, Evlerimizin kilidi olmadığını ben Üniversitede anladım....” 

Ve devam eder...

“Mustafa Demirpençe (Zoro Dede) yemeniciydi,(ayakkabıcı yani bn.) Zaro Dede’yi herkes bilir ve severdi. Zaro Dede çok evlilik yapmış, çocuklarından Mevlut Emmi Hozat’ta itibarı olan sözüne güvenilir, belediye ile iş yapan kapasiteli biriydi. Üç çocuğu vardır. Suna, Nurettin, Hayrettin. Şarkıcı Göksel, Hayrettin’in kızıdır...

“... Hozat’ta okuyan ve kamuda görev alanlar çoktur. Daire Başkanlığı, Müdürlük, Emniyet Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı, 10’a yakın Emniyet Müdürü ve 10’a yakın üniversite öğretim üyesi, yargıç ve Avukatlarımız bulunmaktadır. Hakkı Tüzemen, Türkiye’de ilk Anayasa Mahkemesi başkanıdır, Hozatlıdır. Tayyar Emre Hazine Genel Müdürüdür, Hozatlıdır. Kırklar Ailesi Hozat’ın yerli ailelerindendir, Tamer Kırıklar Emniyet Müdürlüğü yapmış İzmir’de çalışmış ve Milli Voleybolcumuzdur. Erol İnce Emniyet Genel Müdürlüğü Teftik Kurulu Başkanlığı yapmıştır. Erol İnce’nin babası Hıdır Emmi, üç beş tane kırık dökük tarlasıyla o çockularının hepsini okuttu.

Hozat’ta okumaya okumaya önem o kadar büyüktür ki, çok kişi Devlet yatalı okulları sınavını kazanıp okudular. 

Hakkı Coşkun Siyasal Bilgiler Fakültesinden sonra İngilterey’ye gitmiş, orada okumuş ve daha sonra Türkiye’de Devlet Personel organizasyonu yapmıştır. 

 

Komşumuz Tekin Alp, Ankara Valiliği yapmıştır. Oğlu şu anda Sarıyer Kaymakamı. Kardeşi Musatfa Abi’nin torunu Tıp Fakültesin’de Profesör, kız kardeşi Suna Ziraat Mühendisi, Tekin bir oğlu uzman doktordur. Emrelerden Ali Amca’nın oğlu Mehmet vali muavinidir. Kızı Çiğdem üniversite öğretim üyesidir. 

Doğan Taşdelen, Çankaya Belediye başkanlığı yaptı, Diyap Ağa’nın torunudur. Hozat’ta Karakaş Ailesi’nden Tıp Fakültesi’nde Prof. Dr. Eyüp Karakaş var. Onun kuzeni sanatçı Hüseyin Karakaş, ‘Yılkı Atı’ filminin yapımcısıdır. 

İhhan Dinçer, Yüksek Ticaret okulunu bitirdi. Söğüt Seramik Fabrikasında ilk İhracatı gerçekleştiren müdürdür. Gemlik İpek Fabrikası ve Uşak İplik Farbasında müdürlük yaptı. 

Hozat’ta Bedri Emmi var, nur içinde yatsın. Bedir Emmi, Hozat Belediyesi’nde çöpçüdür. Katırının üstüne tezekleri yükler çöp toplar, üç oğlu vardır. Mahmut Coşkun, Taşkın ve Seçkin. Coşkun Abi(Değirmencioğlu) o çöpleri toplar ve gömleği yamalıdır kat kat, sabun kokar çiçek gibidir. Hozat’ın hepsi öyledir ya! Bedirii Emmi çöp toplar, ufacık evi vardır, gider kışlada askerlerin ekmeklerinden getirir, iki tane de ineği vardır, hanımı da ineklerinden süt yapar yoğurt yapar, ertesi gün gider bunları taslarda satar. Kuruş kuruş biriktirdiği parası ili. Heykeli dikilecek bir adamdır Bedri Emmi, nur içinde yatsın. O parayla okuyan Coşkun Abi şu anda profesördür. Gazi Üniversitesindeydi, =imrdi Kıbrıs da bir Üniversitede. Küçük oğlu Taşkın Astsubaylıktan emekli. Seçkin bizimle yaşıttır Kimya Mühendisliği okudu. Azot Kimya’dan emekli. ..” 

Av. Bilgin Kahraman her bir şeyi hafızasına not etmiş, ah vah ediyor, çünkü sevdikleri Hozat’a Dersim’e yatırım yapamamışlar... Neden mi? 

İşte can alıcı nokta burası ve Dersim’in nasıl fakirleştiğinin sadece bir belgesi değil, tanıklığını yapmaktadır....

SORARLAR... ve Av. Bilgin Kahraman’ın ağzı değil, yüreği dışarı akıyor gibi...

“... Oooo Hıdıdr Semiz, Emre Emmi, Şıphayro...Salih, Sami, Saniye... Cihan Semiz Marmara Mandıranın sahibidir...Gakko İmam en güzel zurnayı, davulu en güzel Müsülüm çalardı... benim kanım Hozat diye akar... der...” 

İyi de Bilgin Kahraman bu Hozat ve Dersim’e ne oldu? Bu aileler neden yavaş yavaş göç ettiler...

Av. Bilgin Kahraman...

“Terk etme yavaş yavaş olmadı, işin içine veya okuyanların dışında gidişler, MC hükümetleri zamanında yani 1974-75 yıllarında her şey oldu... Gençler arasında sol fraksiyonlar gelişti, Alevilik, Sünnilik değildi. Hozat’ta sağcı kuş uçmaz, ama solculuğu iftarat götürdüler, bunun sonucu fraksiyonlar çoğaldı, bu durum fraksiyonlar arası çatışmalara kadar gitti. ...

Bekçi Hıdır’ı vurdular... Zirat Bahkasını soymak için girdiler Temur’un kızını vurdular. Hüsniye ananın oğlu Ali Yağmur’u da vurdular, Koçuşağından Ağa’yı öldürdüler, Salih Tuncer’i öldürdüler. İnsanlar mallarını satıp gittiler....” 

 

Sevgili arkadaşalar,  seçim yorumlarınızı ilgiyle takip ediyorum... Bu Dersim, doğduğumuz bu topraklar 1974-75’den bu yana ağlıyor... Daha önce de ağlıyor, ancak 1970’lere gelindiğinde Dersim’de büyük başarının hayata geçtiği sadece Bilgin Kahraman’ın isim isim verdiği ve benim daha onlarcasını buraya aktarmadığım örneklerde görülüyor. 

Çok üzülerek söylemeliyim, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu yöneticileri başta olmak üzere, HDP ve diğer sol gruplar büyük bir hata içerisindedirler. Dersim’in yeniden inşaasını istiyorsak, bu eski sol geleneği terk etmeliyiz. Bilgi Kahraman gibi insanlara kulak vermeliyiz... Dersim yurdunu yeniden üreten, barışçıl ama renkli bir memleket yapmalıyız... 

İstanbul’da yaşıyorsanız gidin Alper Taş’a, Diyarbakır ve Kürt illerinde yaşıyorsanız HDP’ye ama Dersim’de yaşıyorsanız Maçoğlu’na oy vermelisiniz... siyasetin ötesinde bunu yapmalıyız. Başıboş serseri mayın gibi dolanan, üretimden kopmuş, fukara köylüleri öldürerek, tehdit ederek, esnaftan vergi toplamayı solculuk sanan geleneği bırakmalıyız. Biliyorum hepimizin kardeşleri bu örgütlerin saflarında hayatını kaybetti, Dersim’de 2000 civarında genç PKK saflarında yiğitçe savaşmış hayatını yitirmiştir... bir Arap ata sözü vardır der, ‘fikirlerimiz ayrı ayrıdır ama memleket bir tanedir...” memleketimiz üretmelidir, ticaret yapmalı, gelişmelidir. 

 

Dünyayı gezerim, Brezilya’da bağımsız toprak hareketinin kongresine katıldım Maçoğlu’nın devasa bir posteri gazete haberi ile berebar, elinde orakla duvara asılmıştı. Zürih’te biri Yahudi iki profesör arkadaşım var. İstanbul’a gittiler, gezerler. Derler bir de Sinegoglara bakalım. Biliyorsunuz İstanbul Sinegogları İslami terör nedeniyle Google haritada nokta yeri görülmez. Beşiktaş bölgesinde gezerler Sinegog’u bulamazlar. İnsanlara sorarlar insanlar tuhaf tuhaf yüzlerine bakar. O esnada 17 yaşlarında bir genç yanaşır yanlarına, kırıkç ingilizcesiyle "aradığınız adres neresi” diye sorar. Sinegog derler. Deniz Çelik adında bu genç bu iki turistin önüne düşer ve bunları Sinegog’a götürür. Dersimli olduğunu söyler, komünist belediyeyi anlatır. Bu iki komşum Ovacık’tan ta Zürih’e kuru fasulye, nohut getirirler. Bizlere hediye ederler...

Etiketler:    

ayirac

Copyright © 2012 www.haydarkaratas.com            Created and Designed by Ulaş Karataş